Bugüne kadar yurt içinde ve dışında birçok kez oyun sahneleyen Tiyatro Külliyen, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine “Arkası Yarın” çözümü getirdi

“En Büyük Haber”, “Ziyafet Sofrası” ve “Son Çıkış” oyunlarıyla bugüne kadar binlerce kişiye ulaşan topluluk, “Ziyafet Sofrası”nı radyo tiyatrosuna uyarladı. Ekip, diğer oyunları da dijital ortamda sanatseverlerle buluşturma çalışmalarına başlarken, salgın nedeniyle evde geçirilen günlerde takip edilebilmesi için yapılan çalışmanın stüdyo sürecine devam ediyor.

Ayşe Şahinboy’un metin danışmanlığında Yunus Emre Obut’un uyarladığı radyo tiyatrosunda mikrofon oyunculuğunu Obut’un yanı sıra Osman Doğan, İsmail Volkan Ceylan, İsmail Emre Biliciler, Ömer Kılıç ve Zübeyr Doğan yapıyor.

Çalışmalarını anlatan Tiyatro Külliyen Genel Sanat Yönetmeni Osman Doğan, kuruldukları ilk günden bu yana Çukurca’dan Londra’ya dünyanın farklı coğrafyalarında tiyatroseverlerin karşısına çıktıklarını söyledi. Bu süreçte pek çok zorluk ve sürprizlerle karşılaştıklarını aktaran Doğan, sorunlara çözüm olarak her zaman alternatif bir şeyler üreterek yaklaştıklarını dile getirdi.

Hedef tüm yetişkin ve çocuk oyunlarını radyoya taşımak

Doğan, bu anlamda son günlerde Kovid-19 tedbirleri nedeniyle belirsiz bir süre seyirciyle bir araya gelemeyeceklerini belirterek, “Bu sefer tüm yollarımız kapalıydı. Tek çözüm dijital ortamda izleyiciye ulaşmaktı. Bunun da en seri ve nostaljik olanı ‘Radyo Tiyatrosu’ diyerek kolları sıvadık ve hızlı bir şekilde ‘Ziyafet Sofrası’ oyunumuzun dilini radyoya uyarlaya başladık.” dedi.

Dinleyici kitlesinin kültür birikimiyle düşünce ve duygu dünyasının gelişmesine katkıda bulunması amacıyla Türkiye’de 1940’lı yıllarda başlayan radyo tiyatrosunun çocukluğunun en güzel anılarından biri olduğunu dile getiren Osman Doğan, “Bizim şu andaki hedefimiz tüm yetişkin ve çocuk oyunlarımızı radyoya taşımak.” ifadesini kullandı.

Doğan, tiyatro sezonunun her yıl yaklaşık 8 ay sürdüğünü hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Virüsten dolayı bu yılki sezonda 3 ayımızı kaybettik. Bu durum madden ve manen iyi olmadı ama tiyatro ekipleri eserlerini radyo, internet ve televizyon platformlarından birine taşırsa hem bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmış hem de hedef kitlelerini genişletmiş olabilecek. Bu dönemi iyi okuyup değerlendirmek lazım.”

“Kesintisiz sanat için ‘yeni nesil dil’ şart”

Bir tiyatro oyununun ortaya çıkmasının oldukça maliyetli olduğunu aktaran Doğan, “Bizim de bu anlamda sponsorluk görüşmelerimiz devam ediyor. İlk 11 bölümlük ‘Arkası Yarın’ kuşağımız ‘Ziyafet Sofrası’ oyunumuz olacak ve 27 Mart Dünya Tiyatro Günü‘nde Erkam Radyo’da dinleyicilerle buluşabilecek. Ziyafet Sofrası’nın 400’e yakın gösterimiyle dünyayı dolaşmış olması dinleyici bulmada ciddi bir avantaj. Fakat kayıt sırasında diğer oyunlarımızın da radyo tiyatrosuna uyarlanabileceğini gördük. Tabii bu virüs böyle devam ederse daha çok radyo tiyatrosu eseriyle tanışacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Kültür sanat dünyasının tümü Kovid-19 salgınından olumsuz etkilendi

Osman Doğan, “Hiçbir dönemde bu kadar elimiz kolumuz bağlı kalmamıştık. Şu anda ‘insanı insana insanla anlatan’ bu sanat dalıyla insan arasında bir uçurum var ama az önce saydığımız platformlar aradaki köprü olacak. ‘Depremle yaşamayı öğrenmeliyiz’ diyen rahmetli Işıkara gibi, biz Türkiye’deki 600’den fazla faal tiyatro ekibi ve binlerce tiyatro emekçisi de virüsle yaşamayı öğrenmeliyiz. Madem izleyici bize gelemiyor, bu kanallara uygun bir dil ile biz izleyicimize gideceğiz. Hem belli ki bu virüs bitse yarın başka virüs gelecek, kesintisiz sanat için yeni nesil dil şart.”

sanatla sıkıntılarımızı unutacağız

Her ne olursa olsun ümitsiz olmadıklarına vurgu yapan Doğan, “İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sanatla kendine gelen Almanya gibi, Korona’dan dolayı evlerine kapanıp balkondan balkona şarkılar okuyan İtalyanlar gibi bizler de sanata tutunacağız, sanatla sıkıntılarımızı unutacağız. Sanatseverlerimiz de ümitsiz olmasın. Kışın sonu bahardır. “ diye konuştu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz